Meşrutiyet

(Taraf 14.12.2009)

Hükümet-i meşruta ve saltanat-ı meşruta kavramları 1860'ların ortalarında piyasaya çıkmış. Tahmin ederim 1850'lerde Kuleli Vakası günlerinde de alttan alta yürüyordu da duyulmadı. Alabildiğine net ve güçlü bir fikir: şartlı yönetim, şartlı hükümdarlık. Frenkçe monarchie constitutionelle karşılığı olarak kullanmışlar, ama Türkçesi sanırım hadiseyi daha net bir şekilde anlatıyor. Şart koşuyorsun. Diyorsun ki, tamam aga, boyun eğerim, ama sen de şu şu şu koşullara uyacaksın. Ya uymazsan? İşte orada, meşrutiyet teorisinin devrimci özü kendini gösteriyor. Çünkü açıkça olmasa da zımnen söylenen şudur ki, eğer şartlara uymazsan o zaman benim de sana boyun eğmeme, hatta gücüm yeterse seni devirme hakkım doğar. Ağır söz!

Şark monarşisinin o güne dek oluşmuş gelenek ve göreneğine, fikriyatına, üslubuna, alışkanlıklarına taban tabana zıt bir fikirdir. O yüzden Abdülaziz Han bunu dehşet verici bir terbiyesizlik olarak görüp cezalandırmaya çalışmış. Üç ayda iki padişah tepetaklak geldikten sonra Abdülhamid kerhen evet demek zorunda kalmış, ama o da bu fikri içine sindirememiş.

Ha, sonuçta HER saltanat şartlı saltanat değil midir? Timurlenk de olsan birtakım töre ve yasalara uymak zorunda değil misin? Anayasada şart mart yazmasa da her üç Osmanlı padişahından biri günü gelmiş devrilmiş, demek ki onların iktidarı da epeyce şartlıymış. Ama şartın açık açık telaffuz edilmesi gene de büyük bir yeniliktir. İktidarın TEORİSİNİ değiştiren bir devrimdir.

*

Peki hocam, "iktidar şartlı olarak padişahındır" diyen rejimden "iktidar kayıtsız şartsız milletindir" diyen rejime geçtiğimiz zaman ileri mi gitmiş oluyoruz geri mi?

Şöyle anlatayım isterseniz. O ikinci cümlede anlam ifade eden deyim "kayıtsız şartsız" deyimidir. "Millet" süstür. Ne demek "millet" yani? "Millet"in iktidar olduğu nerede görülmüş? Millet eğer bir ortak irade ise, memlekette basın diye bir şey yok, gak diyeni götürüp asıyorlar, o irade nasıl oluşacak? De ki oluştu, nasıl dışa vuracak? Meclis dediğin, devlet başkanının iki yardımcısı ile beraber bir gece oturup yazdığı bir liste, milletin iradesiyle ne alakası var? Hükümdar desen eskisi gibi ailenin ekber ve erşed evladından bile seçilmemiş, kendi kendini baş ilan etmiş.

Eski anayasayı hiç olmazsa bir Bektaşi başbakan (Midhat Paşa), bir hayalperest şair (Namık Kemal) ve bir Ermeni hukukçu (Odyan Efendi) kavga ede ede yazmışlardı, yenisini hazret kendi yazmış, adamlarına onaylatmış.

E, "kayıtsız şartsız" kelimesi burada ne manaya geliyor peki?

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27