Nişanyan Evleri'ni Nesin Vakfı'na bağışladı

Bağış kararı Ali Nesin için de sürpriz oldu. Konu 2008'den beri zaman zaman konuşulmuştu, ama bu kadar hızlı davranacağımı tahmin etmemişti sanırım. Ertesi gün hummalı bir faaliyetle geçti. Tapu dairesiyle konuşuldu, evraklar hazırlandı, İstanbul'dan vakıf yetkilileri apar topar Selçuk'a geldi. Yönetim Kurulu kararı lazımmış; geceyarısı yönetim kurulu üyeleri evlerinden bulunup imzaları alındı. İki günde işlem imzaya hazır hale geldi.

24 Şubat'ta bağış işlemini bir basın bildirisiyle kamuoyuna duyurduk.

(24.02.2011, basın bildirisi)

Yazar ve dilbilimci Sevan Nişanyan, Şirince köyünün simgesi haline gelen Nişanyan Evlerinin kendisine ait olan paylarını bugün Selçuk tapu dairesinde düzenlenen bir törenle Nesin Vakfı'na bağışladı.

Basına bir açıklama yapan Nişanyan, "Bu evler insanlara güzelliği ve özgürlüğü hatırlatmak amacıyla yapıldı. Benim malım değildir. Köyün malıdır. Ülkenin malıdır. İnsanlığın malıdır. Kalıcı olmaları açısından Nesin Vakfı'nın daha uygun bir el olacağını düşündüm. Bağış fikri zaten uzun zamandan beri vardı. Son günlerde yaşadığımız acı olaylar, sürecin hızlanmasını sağladı," dedi.

Nesin Vakfı adına bağışı kabul eden Prof. Dr. Ali Nesin, "Zenginliğimize zenginlik, güzelliğimize güzellik katıldı. Nesin Vakfı'nda yetişen çocukların bu güzelliğin seviyesine yükselmeleri ve bu güzelliği haketmeleri için elimizden geleni yapacağız. Her bağış gibi bu bağış da bize görev ve sorumluluk yüklüyor," dedi.

Bağışın yıkım kararlarına etkisi olup olmayacağını soran bir gazeteciye Nişanyan şu cevabı verdi: "Öyle de yıkamazlar, böyle de yıkamazlar. Yıksalar o enkazın altında Devlet kalır. Bu hakikati kavrayamayanları gaflet uykusundan uyandırmak açısından bu attığımız adım belki öğretici olur."

Bağışlanan mülkler Nişanyan Oteli, bir tarihi ev, bir hamam, bir arsa ile çok sayıda bağevi, bir konak, çiftlik ve Hodri Meydan Kulesini içeren İlyastepe arazisinden oluşuyor. Nişanyan'ın kendi evi de bağışlanan mülkler arasında bulunuyor. Nişanyan Evleri otel tesislerini Nişanyan işletmeye devam edecek.

[Sevan Nişanyan bağışla ilgili radikal.com.tr'ye şu açıklamayı yaptı: "Şirince'de neyim var neyim yoksa Nesin Vakfı'na bağışladım. Bu yıkım kararları ve yıllardır Şirince'de verdiğim mücadele kendi içime dönüp düşünmeme sebep oldu. Bir vicdan muhasebesi yaptım. Mal sahibi olmanın bir insanın özgürlüğünü nasıl kısıtladığını gözler önünde yaşadım. Özgürlüğüme daha düşkünüm, o yüzden mallarımı devrettim. Daha bir müddet daha otel ve bağevlerinin işletmesini yapacağım. Sonra ne olur, bilemem. Bakacağız."]

Yorumlar

• Muhteşem bir karar, yürekten tebrikler... Yıkıcılar, madara oldunuz.

• Hellaall sana Helaaalllllll...

• bravo!

• BU ÜLKEDE GERÇEK VATANSEVER SENSİN...

• Ben böyle mert insanın -Anadolu deyimiyle- "daşşağunu yirim"

• Simdi ben cok merak ediyorum acaba kafasi büyük ve kalbi kücük kafa tasi avcilari ne yapacaklar? Sayin Nisanyan sizi en derin duygularimla kutlarim ve Sayin Nesin'e ve cocuklara hayirli olmasini dilerim.

• YOU ARE BRILLIANT !!!!!!!!!!!!!!!!

• Helal.

• baba büyüksün!

• Shalvarina qurban... helal sana be... gönülde taxt kuran axalarin axasisin...

• Zazaca=Weşu war bé keko Nişanyan!

• Ustad dunyanin butun tersaneleri sizin olsun simdi :)

• nicin cocuklarınızı komsuya bırakıp gidiyorsunuz sayın Nisanyan. Cevat Sakir olmasaydı Bodrum "Bodrum" olmazdı, Sirince sizsiz "Sirince" olmaktan cıkar, bi kac yılda betonlastırırlar oraları sayın Nişanyan. yapmasaydınız keske. kendimi terkedilmis gibi hissediyorum.

• Sayın Nişanyan kendi adıma bu güne kadar ilk kez bir özel mülk için kendi meşrebimce çalıştım. zira altında kültürel ve estetik geli-şimi ve hatta eşitliği ve demokrasiyi "azınlık azgınlığı" diye isimlendirerek boğmaya çalışan ırkçı faşist bir zihniyet vardı ve elbette bu zihniyetle mücadele edilmesi gerekiyordu. ama şimdi bu haberi okudum titriyorum hala duygudan. ne büyük bir yüreğiniz, vicdanınız varmış sizin. ben bunu yapabilir miydim ya da dünya da kaç kişi yapabilir bilmiyorum. bütün varlığımla sizi kutluyor ve tebrik ediyorum.

• mülk, yüktür. hem de ağır bir yük. mülk, özgürlüğü yok eder. köleliğin en ağırını, zenginlik ve gücün peşinde koşanlar yaşar. onlar zenginliklerini ve güçlerini korumak için yapamayacakları şaklabanlık, öpmeyecekleri etek yoktur. iyilikle zenginlk ve güç bir arada olmaz. hem zengin, hem iyi olmak mümkün değildir. bütün kötülüklerin kaynağı, zengin ve güç sahibi olma hevesidir. sevan nişanyan, özgür karektere sahipti zaten, böyle yapmakla şimdi kuşlar kadar özgür. onu kutluyorum.

• Yaa ben bu adam kadar yaptığı işi seven, dilbilimci iken Türkçe'nin kökeni üzerine bu kadar kafa yoran ve bunları paylaşan (ki akademiklerin çoğu burnundan kıl aldırmaz iki kelime bilgi vericem ahaliyi aydınlatıcam diye...), işletmeci iken bu kadar çevre bilinci gösteren, insanların hem maddi hem manevi tatminini düşünen, bulunduğu bölgenin tarihini, kültürünü düşünen birini bilmiyorum...

• Mal-mülkün insanın özgürlüğünü kısıtlayıp ona ekstradan prangalar yüklediğini söyleyip bir nevi özgürleşme kararı almış. Ki yıllardır oraya ne emekler dökmüş biri olarak demek ki baya bir baskı altında kalmış ve epey sorgulamış hayatı ki, sonunda bu aşamalara gelmiş. Ötesini berisini bilemem ama onun kadar işini ve yaşadığı yeri seven insanlara ihtiyacımız var bizim.

• Ne yapsın adam? İsmi olduğu sürece burayı yıkımdan kurtaramayacağına karar verdi ve bağışladı, tebrik ediyorum. Bu isme ve Ermeni kimliğine böylesi "sevgiyle" yaklaşan zihniyete de lanet ediyorum.

• '...durmadan iyilik yapmak, iyi, doğru ve namuslu insan olmanın bence tek yoludur... Yine bence insan, karşılıksız, hiçbirşey umup beklemeden, salt insan olduğu için ve yaşarken kendisi de memnun ve mutlu olsun diye, ceza korkusu ve ödül beklentisi olmadan, iyi, doğru, güzel ve namuslu olmaya çalışmalıdır...' (Aziz Nesin) Teşekkürler Nişanyan Bey. Bize insanlığımızı hatırlattın.

• Son zamanlarda okuduğum en iyi haberler arasında en önde olanı... Bu mekanlarda yetişen insanlarımız dilerim sevgiyi çoğaltıp,yaşamı kolaylaştırır.

• [Genç Siviller sayfasında çıkan "dedelerinin mallarını zorla aldık, torunları malları gönüllü veriyor" yorumuna cevaben:] Sizden beklediğimiz ve size yakışan en doğru kararı vermissiniz. en azından dedelerimizin malları da böyle işler için kullanılmış olsaydı ruhları bu kadar acı çekmemiş olurdu.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28