Sıkça Sorulan Sorular

(18 Şubat 2011, facebook)

Yıkacakları evler sahiden kaçak mı?

Evet kaçak. O sayede güzeller. Bürokratik çapsızlığa boyun eğsek, bildiğiniz Türkiye vasatından bir adım öteye gidebilir miydik?

Kaldı ki boyun eğsek de çıkış yolu yoktu. Adamlar köyü 1983'te sit ilan ediyor, sonra tam 27 sene - dile kolay, 27 sene - bir tane götü boklu imar planı yapamıyorlar. İmar planı yoksa hiçbir şey yapamazsın. Ancak tescilli tarihi eserse (köyde birkaç tane var onlardan) Anıtlar Kurulunun mıymıntı memurlarının isteği doğrultusunda eskisinin sahte kopyasını yapabilirsin. Tescilli değilse ne damını onarabilirsin, ne pencere takabilirsin, ne mutfak ekleyebilirsin, ne bahçenin duvarını değiştirebilirsin. Yasaxtır. Yakasına Atatürk rozeti takmış yamuk suratlı bir memure bayan gelir, tutanak tutar, evinin yıkım kararını verirler, on bin lira ceza yazarlar, mahkemesi beş yıl sürer, ikibuçuk yıl hapse mahkûm olursun.

"Kaçak" ne demek, düşünün bir dakika. Devletin izni olmadan yapılmış demek, hepsi o. Kitap yazarken Devletin iznini alıyor musun? Çocuk yaparken izin alıyor musun? Kendi arsanda köy evi yaparken niye izin alacaksın ki? Kitap yazmak mı toplum için daha büyük potansiyel risk, ev yapmak mı? Çocuk yapmak mı daha tehlikeli ev yapmak mı? Eee o zaman? Nereden alıyor bu adamlar bu yetkiyi?

Ermeniliğin bununla alakası var mı?

Olmaz olur mu?

Adam bir köyü ihya ediyor. Bütün bir "butik otel" sektörünün, alternatif turizm sektörünün öncüsü olan bir yer yapıyor. Bütün dünyanın hayran olduğu mekânlar yaratıyor. Fakir bir köyde sıfırdan başlayarak 25-30 milyonluk bir gelir kaynağı yaratıyor. Üstelik bunu bir kuruş kredi veya teşvik almadan yapıyor. Yirmi vilayette binlerce kişiye konferanslar verip bu işin püf noktalarını anlatıyor. Zanneder misiniz ki onbeş yılda BİR TANE devlet görevlisi gelip teşekkür etsin, omuzuna vurup helal olsun sana desin, ödüllendirsin? Kaç tane iktidar değişti, kaç vali kaymakam değişti. Yanlışlıkla yahu, BİR TANESİNİN bile aklına gelmez mi?

Var mıdır bunun ırkçılıktan, topyekün namussuzluktan başka açıklaması?

Bir tanesinin aklına gelseydi acaba o aşağıdaki memurlar cüret eder miydi, "ama efendim mevzuat yönetmelik" diye ötmeye?

Birinci günden sonuncu güne kadar sadece düşman muamelesi ettiler. Elli kişinin aynı anda inşaat-tadilat yaptığı köyde gelip sadece bana tutanak üstüne tutanak tuttular. Sonra rezalet ayyuka çıkınca gidip herkese tutanak tutmaya başladılar. "Benim yüzümden" gariban Türk köylüsüne de eziyet etmek zorunda kaldıkları için bana daha beter diş bilediler.

Bir yer geldi (galiba 2001'de hapse girmem benim için dönüm noktasıydı) hodri meydan dedim. Açıkça meydan okudum. Tutanaklarını yırtıp suratlarına attım. Bir daha bunlardan inşaat izni almayacağımı ilan ettim. "Koruma Kurulu üyelerine yasaktır" diye otelin kapısına tabela astım. Yasaktan korkup işi durduran elemanlarımı işten kovdum.

Osmanlı isyanla baş etmeyi bilir. Küçükse başını ezersin, büyükse paşalık verirsin. Ama Ermeni olursa paşalık da veremezsin. İşte işin çıkmaz noktası budur. O yüzden Ermeninin isyan etmemesi gerekir. Çünkü ederse çözümü yoktur. Başını ezmen gerekir.

Yorumlar

• ezemezler sevan bey, sizin başınızdan önce bizim başımızı ezmeleri gerekir...

• bu duyguyu sık sık yaşarım sevan usta, senin bu feryadın o g.tü boklu memurun öğlen çayı kadar önemli değil.

• Yapamadılar, durdurduk. yine durdururuz.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28