Neyi Yıkıyorlar?

(14 Şubat 2011, facebook)

Kerevetli Ev - yıkım kararı var

Kerevetli Ev'i 1997'de satın aldığımızda yarısı yıkık bir harabeydi. Sağlam kalan tek odasında doğudan gelen bekâr işçiler barınırdı. O günün parasıyla 10.000 dolar gibi komik bir paraya aldık. Onarım için izin almaya çalıştık; altı ay git gelden sonra imkânsız olduğu anlaşıldı. Şirince'nin "koruma amaçlı imar planını" Anıtlar Kurulu iptal ettiğinden, yerine de yenisi yapılmadığından yasal bir yol yokmuş. Beş parasız olduğumuz bir dönemdi. Bir ustayla ben ellerimizle giriştik, sekiz ayda evi toparladık. Yıkım emri 2001'de geldi. Bahçe duvarına ayrı dava açtılar, onun da yıkım emri geldi. Ağırceza davası Rahşan affıyla düştü.

1998'de Kerevetli Ev inşaat halindeyken Ali Nesin geldi, hayatta gördüğü en güzel ev olduğuna karar verdi. Bitişikteki moloz yığınını Nesin Vakfı adına satın aldı. O yığından bitişik nizamda iki Şirince evi çıkardık. Gene izin için başvurduk, gene imkânsız olduğu görüldü. İmar planı çıkıncaya kadar beklemeliymişiz. Beklemedik, Hamamlı Ev'i 1999'da bitirdik. İki yıl sonra yıkım emri geldi. İki yıl hapis aldım, bu da affa girdi. (Bir-iki yıla çıkar dedikleri plan on yıl sonra, 2008'de çıktı. Mahkeme derhal iptal etti. 2010'da gene çıktı. Geçen ay gene iptal edildi.)

Köşk'ün inşaatına Ankaralı bir kodaman 1992'de başlamıştı. Şirince'nin ilk betornarme apartmanıydı. Biz dahil herkes isyan etti, protesto ettik. Sonunda uyduruk bir bahaneyle inşaatı mühürlediler. Senelerce öyle kaldı. 1999'da birtakım yamuk adamların orayı alması ihtimaline karşı, mecburen biz satın almak zorunda kaldık. Yıkıp yeniden yapmayı düşündük, ama ne yasal imkân ne ekonomik mantık görebildik. Mecburen makyajla yetindik. Dışını tamamen kırıp Şirince düzenine uydurduk. Önüne taştan kemerler örüp yüksekliğini kamufle ettik. Etrafı ağaçlandırdık. Daha işimizi bitirmeden yıkım emri geldi. 2 yıl hapse mahkûm edildim, ama sabıkam olmadığından tecil edildi.

Şimdi yıkılacak olanlar bu üçüdür. Onbir yıl beklediler. Bilinmez neden, şimdi vurmaya karar verdiler.

Köşkün hemen sırtındaki saklı vadide 2005'te hayallerimdeki köy evlerini inşa etmeye başladım. Sadece kerpiç, taş ve kereste kullandım. Şirince'nin bahçelerindeki Rum'dan kalma yazlık bağ evlerine eskiden beri aşıktım. Onların ruhunu yakalamaya çalıştım. Beş yılda yedi ev, bir mutfak evi, bir personel evi, bir tavuk evi, tuvaletler vs. derken ufak bir köy olmasa da mezra oluştu. İlyastepe adını verdik. 2009 Kasımında hepsine tutanak tutup dava açtılar. 2010'da yıkım emirleri geldi. Geçen ay hepsine toptan 2,5 yıl hapis verdiler. Yargıtay'da şimdilik.

Selçuk'ta Aydınoğlu Beyliği devrinden kalma 6-7 tane harabe hamam vardır, bakmaya doyamazsın. Geçen sene Köşk'ün bahçesinde öyle bir hamam yapmaya başladım. 4 metreye 4 metre gibi ufacık bir şey. Kubbesini ot bürüsün diye toprak harçla yaptım. Parasızlıktan ancak bu ay bitirebildim. Daha bitmeden yıkım emri geldi. 2,5 yıl da hapis cezası aldım.

İlyastepe evleri - yıkım emri ve 1 yıl 8 ay hapis cezası var.

2008'de boşanınca bir süre evsiz kaldım. Personelimizin kaldığı pansiyonun üst katında birbuçuk yıl yalnız başıma oturdum. O ara Matematik Köyü yanında kendime düzayak, iki odalı bir ev yapmaya başladım. Sonra birtakım nedenlerle o evi Ali Nesin'e devrettim. O bölge sit alanında olmadığı için başka maddeden yargıladılar. İki odası için ayrı ikişer yıl mühür fekki cezası verdiler. Söylemeye hacet yok, yıkım emri de var.

Şimdi fotoğraf bulamadım, birkaç güne eklerim.

*

2009 sonunda bağevlerimizin olduğu İlyastepe arazisinde, eski eşek ahırımızın üst katına iki oda ekleyip kendime bir bekâr evi yaptım. Derhal yıkım kararı çıktı. Mahkemesi sürüyor, ama sonuç aşağı yukarı belli. Hakimin insafına göre 2,5 ila 3 yıl gelecek.

Derken evlendim, geçen Mayısta bebeğim doğdu, birken iki, ikiyken üç kişi olduk. Ev dediğin 75 metrekare, onun da yarısı benim çalışma odam. Hadi dedik yanıbaşına adam gibi bir ev yapalım. Kolları sıvadık. Adamakıllı bir Şirince konağı çıktı ortaya. O kadar güzel oldu ki kendime alıkoymaya kıyamadım, onu da konukevi yapmaya karar verdim. Aynur (eşim) bozuldu bu işe, epeyce başımı ağrıttı.

Geçen ay onun da yıkım kararı geldi. Mahkemesi sürüyor. 2,5 yıl garanti, 3 yıl banko.

[Resim: kuleli panorama]

[resimaltı Solda yeni konak - yıkım emri var. Mahkemesi sürüyor, 2,5 yıl hapis olacak. Sağda benim evim - yıkım emri var. Mahkemesi sürüyor, 2,5 yıl da bundan bekleniyor. Ortada kule - yıkım emri daha gelmedi. Dava açıldı, idam verirler herhalde. ]

Yazın İzmir Valisi olan beyefendi çıktı, Nişanyan Evlerini yıkacağız, biz devletiz, asarız, keseriz diye konuştu. Ona kızdım, gel bunu da yık o zaman diye evin yanıbaşına bir kule inşa ettim. Adını Hodri Meydan Kulesi koydum. 29 Ekim'den birkaç gün sonra açtım. Henüz yıkım emri gelmedi, ama eli kulağındadır. İlk duruşması geçen ay yapıldı. Kendimi savunmaya gerek dahi görmedim.

Kasımpaşa kafiyeli bir deyim vardır, onu bilir misiniz?

Yorumlar

• Vandallar, güzellikleri yok etmek üzere şifrelenmiş mahluklar bunlar...içinizdeki devekuşuna sesleniyorum: sakın yılmayın... konuşan ağızları susturmak,yaşadığımız cehennemleri cennet yapanların ellerini kırmak istiyorlar... yılmayın, yıldıramazlar... daha önce de denediler...sizi hapsettiklerini sandılar...bilemediler ki düşünen beyinler hapsedilemez. bize zindandan en güzel turizm kitabını hediye ettiniz...iyi ki varsınız... Anahit o evlerden birinden gelin çıkacak,umudediyoruz...

• Bir işarete bakar yüzlerce olur çadır kurar direniriz orada... işaret ver yeter!!

• Bu toprakların Kıymetli İnsanı Sevan Nişanyan'ın idam sehpasına çıkırılışına, Seyit Rıza'nın isyanına benzer baş kaldırıyorum. (Seyit Rızayı Meydana çıkardık. Hava soğuktu ve etrafta kimseler yoktu. Ama Seyit Rıza Meydan insan doluymuş gibi, sessizliğe ve boşluğa hitabetti: "Evlad-ı Kerbelayız, günahsızız, ayıptır, zulümdür, cinayettir")

• O kadar guzel eserler ortaya cikarmissiniz ki, resimlere baktikca hayranligimi ifade edecek kelimeleri bulamadim. Boylesine guzel otesi eserlerin yikim kararini, ancak ve ancak hasta bir ruha, ozurlu bir beyne sahip kisi veya kisiler alabilir.

• Arıtman ekolü + CHP orijinli devlet bürokrasisi + rantı kurda kuşa (!) yem etmeme zihniyeti + bimemne kurulu işlevsizliği + kahir çoğunluğun koyunluğu + oligarşik kazmalık = sonuç Bürokratik Vandalizm. İşin ucunda rant - oy getirisi olmadığından böyle olmuş ama siz bizim sayımıza, güzel olanı ve mazlumu koruma refleksine güvenin. sadece konuyu anlattınız arkanızda dev bir kalabalık olacağız

• Nişanyan'a bir öneri, benden: O kuledeki bayrağı indirip, Türk Bayrağı as. Bakalım yıkabilecekler mi ? Olmadı kulenin tepesine çık İstiklal Marşı'nı söyle...

• BU GÜZELLIKLERE NASIL KIYILIR ? BUNA NASIL MÜSADE EDILEBILIR ? Bu karari verenler gelip görmediler mi bu güzelligi ? Yoksa bunlar gözü dönmüs canavarlar mi ? Anlamakta cok zorluk cekiyorum. Peki yikmaya gelenler bu güzellikler karsisinda, vicdanlarinin sesini dumayacak kadar vicdansiz olabilirler mi ? Eger herseye ragmen bu acimasizlik yasanirsa, karar verenler ve uygulayanlar bunun yükünü ve sorumlulugunu bir ömür boyu cekeceklerdir. Bizden hatirlatmasi.

• her iyi yapılan işe bir ceza verilmek zorunda mı?

• İyi, şu anda Şirince'de yüzakı gibi duran güzelim yapıları yıktırsınlar ve genel görüntüye hiçte aykırı olmayan ancak dokunulamadığı için perişan halde olan diğer yapıları da yıkılmaya terketsinler. Sevsinler yönetiminizi...

• Devlete rağmen varolmak için direnmek gerek. Nişanyan evlerini yıkmak, Şirince'yi yıkmak demektir.

• Yazık ! İnsanın vicdansız ve gaddar olması lazım bu evleri yıkmak için.

• İnanması güç ama sanırım istenen , inanması güç olan şeylere alıştırmak..

• Şirince ve Nışanyan evleri bu ülkenin nefesidir, ucube yasalarla nefesimizi kesmelerine izin vermeyelim,

• Tarihi ev restorasyonu konusunda Nişanyan'dan yardım alacakları yerde; Nişanyan Evleri'ni yıkıyorlar inanılır gibi değil!

• Hayatlarinda hicbir guzellik ortaya cikarmamis olan ve cikaramayacagini bilenler, dusman kesilirler kendileri gibi olmayanlara. Bunun orneklerini Turkiye'de ve benzer yerlerde her alanda gorursunuz.

• Kerevetli Ev eşimle en güzel tatillerimizden birini geçirdiğimiz mekan olarak anılarımda kalmamalı, yazık... Türkiye'ye örnek olması gereken bir proje bu şekilde yerle bir edilmemeli!

Abdullah Demirbaş (Diyarbakır Sur belediye başkanı): Bu guzel yerin yıkılması cok kotu yıkılması gereken cok yuksek binalara izin verenler boylesi onemli bir cbayı yıkıyorlar. sevan bey seni destekliyoruz.tarihe ve kulture bu kadar deger vermeyen bir yonetim bir tarihi sular altına gommeye calısıyor hasnkeyf te oysa tarihi yapıların uzerin ebir cok yuksek katlı binaya izin veriyorlar . ne kadar yanlıs bir anlayıs. kınıyorum bu anlayısı

Ali Nesin: Şimdi "Köşk" adı verilen otelin hikâyesini ben biliyorum. Sevan'ların köy evinin sundurmasına çıktığımızda, karşımıza iki-üç katlı yarım kalmış betonarme bir bina peyda olurdu. Korkunç bir şeydi. Çirkinlikten salgın hastalık yayılsa, Şirince'de canlı mahlûk kalmazdı, öyle bir yerdi. Sevan'la ne yapalım ne edelim de Şirince'yi bu utançtan kurtaralım diye çok düşündük. En sonunda dayanamayıp ucubeyi satın aldı Sevan. İki ay [doğrusu yedi ay] boyunca bunu nasıl adam ederim diye kafa patlattı, sürekli değişen planlarıyla benim de kafamı patlattı! Ve her uğraşında olduğu gibi burada da olağanüstü bir güzellik yarattı. O ucube, sihirli bir değnek değmişçesine bir sanat eserine dönüştü. Ucubeyi yıkmayan devlet, şimdi korunması gereken, hatta örnek oluşturması gereken bir sanat eserini yıkacak! Olan bitenin özeti şu: Yıkılması gereken zihniyet çoğaltılması gereken zihniyeti yıkıyor.

• Sevan Bey, Gaziantep Anadolu Evlerinde yanlış anımsamıyorsam 2004 yılıydı. Timur Bey sizi misafir edecegimizi bildirdiginde ''bu işin yaratıcısı geliyor Leyla bu senin için çok büyük bir sınav bu sınavı geçersen meslegi kazandın demek" demişti;) Sizi agırlamak için nasıl bir heyacanla hazırlanmıştım ve siz sabah uyandıgınızda günaydın derken yüzünüzdeki ifadeyi ölçmeye çalışıyordum memnuniyetinizi anlamak için. Kahvaltı sofrasına dek ser verip sır vermediniz,nihayet ellerinize sağlık cümlesi ve begeninizi kazanmıştık ;) sonra; büyük bir keyfle Şirince'yi anlatırken sabah uyanınca ''yarabbi ne güzel yerdeyim''demekten bıkmadıgımız bir yerdeyiz demiştiniz. Şirinceyi ve evlerini anlatmak için başlı başına özenle yaşanmış, seçilmiş sözcüklerdi bunlar. Konaklarımız, hastalıktan kurtardıgımız sevgimizle, emegimizle hayat verdigimiz çoçuklarımız bizim. Umarım bir mucize olur ve bu yöneticiler ''CAN'' a kıydıklarının farkında olurlar.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28